BALKAN İNCİLERİ

Rumeliye Yeniden Merhaba

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

- BOSNA'DAKİ OSMANLI TÜRBELERİ-TEKKELERİ

BOSNA'DAKİ OSMANLI TÜRBELERİ - TEKKELERİ

 
Sarı Saltuk-BLAGAY Tekkesi - Bosna        



BLAGAY-SARI SALTUK TEKKESİ:

Adriyatik' te bir Osmanlı Tekkesi

Buna Nehri"nin mucizevi bir şekilde doğduğu yamaçta kurulu, yüzlerce yıllık manevi bir kale Blagay Tekkesi. Aynı zamanda aksi tüm propagandalara rağmen bölgenin "bizden bir yer" olduğunun da delili. Bazı mekanlar vardır. Buralarda tüm dertlerinizi, endişelerinizi ve geleceğe dair beklentilerinizi bir kenara bırakıp oturmak ve ortamı iliklerinize kadar hissetmek istersiniz.

Sanki buralar bütün sorunlarınızdan, kaygılarınızdan ve endişelerinizden kurtulmanız için hazırlanmış birer vahadır. Üstelik etkili manevi havası en alâkasız insanda bile bir şeyler uyandırabilecek kadar güçlüdür. İşte böyle mekanlardan biridir Mostar"daki Blagay Tekkesi.

Kuş uçmaz kervan geçmez yerlerdeki tekkeler, aslında Balkan coğrafyasının karakteristik özelliklerinden. Dervişlerin dünyanın karmaşasından azâde, iç âlemlerine, Yunus"un "Bir ben vardır bende benden içerû" diye tanımladığı gönüllerindekine yönelebilmeleri için olsa gerek sakin yerler tercih edilmiş tekkeler için. Osmanlı bölgeyi fethetmeden onlarca yıl önce buralara gelmiş ve bir nevi "fetihten önce fethi" gerçekleştirmiş olan Anadolu erenlerinin mekanları, bulundukları coğrafyada iyiliği, güzelliği ve Allah sevgisini yaymalarıyla bir nevi cazibe merkezi, manevi çekim alanı olmuş. Ama yanı başında mucizevi bir şekilde doğan Buna Nehri"nin coşkulu akışı, suların âhenkli şırıltısı, etrafı kaplayan zakkum ağaçlarının beyaz ve pembe çiçekleri, tekkenin sırtını dayadığı devasa dağ ayrı bir hava katıyor Blagay"a.

Blagay Köyü"ne yakın olduğu için Blagay Tekkesi olarak bilinen ama aslında Sarı Saltuk Tekkesi olan bu mekan şimdilerde Halveti Tekkesi olarak kullanılıyor. Tekke mimari olarak diğerlerine benzediği gibi hikayesi itibariyle de Balkan coğrafyasına yayılmış onlarca tekkeye benziyor. Osmanlı henüz buralara gelmeden, 1466"da bir Anadolu dervişi buralara kadar gelmiş ve Buna Irmağı"nın çıkış kaynağı olan mağaranın yanına postunu sermiş. Bıçakla kesilmiş izlenimi veren bir dağ yamacının eteğindeki tekkede yaşayanlar, yüzlerce yıl bölgeye manevi güç katmışlar. Bölgenin maddi susuzluğu Buna Nehri"yle, manevi susuzluğu da Blagay Tekkesi"yle giderilmiş. Üç katlı ahşap binadan oluşan tekkenin bir bölümünde dervişler hayatlarını devam ettirmişler, bir bölümüne de dünya hayatından geçenler defnedilmiş. Blagay Tekkesi"nde insan, dünya ve ahiretin, tekkeyle türbe arasındaki kapıdan geçiliverecek kadar yakın olduğu hissine kapılıyor.

Sedirleriyle, kilimleriyle ve pencerelerdeki el emeği perdeleriyle tipik bir Anadolu evine benzeyen tekke bu özelliğiyle özellikle Türkiye"den gelen misafirlerine çok tanıdık geliyor.

Sarı Saltuk"un dünyanın 8 yerinde kabrinin bulunduğunu söyleyen dervişleri, onun kurduğu dergahı onararak havası ve suyuyla eşsiz güzelliğe sahip beldedeki canlılığı sürdürmüşler. Mostar şehir merkezine 15 km uzaklıktaki Blagay Köyü yakınlarındaki tekke adeta çölde bir vaha. Balkanların hareketli toplumları ve insanlarına inat olabildiğince sakin ve dingin. Sanki sırtını dayadığı dağ ve kayalıkların arasından fışkıran Buna Nehri ile bütünleşip, başka bir dünyanın parçasıymış gibi davranıyor. İster dindar olsun, ister sadece huzur bulmak ya da coğrafyanın güzelliğinden bir şeyler nasiplenmek istesin, insanların buluştuğu adres olmuş yüzlerce yıldır. Bu sebeple yolu bir şekilde Bosna Hersek"e düşmüş herkes mutlaka Blagay"a uğruyor, şifalı kabul edilen suyundan içiyor, nar ve zakkum ağaçlarının rengarenk çiçeklerinin altında oturup ruhunu dinlendiriyor.

Balkanlarda tekke ve zaviyeler geçmişte de yalnızca dini-tasavvufi yapılar değildi. Birer sosyal, siyasi, iktisadi ve kültürel kurumdular ve bulundukları bölgeye rengini veriyorlardı. Osmanlı"nın kısa sürede tüm Balkanları fethetmesi ve burada kabul görmesi hatta Hıristiyan toplulukların bir bütün halde İslam"a geçmesi buralarda kurulmuş olan tekkelere dayanıyor.

Blagay Tekkesi Mostar ve civarında önemli bir manevi merkez. Gerek Sarı Saltuk"un gerekse de kendinden sonra gelen talebelerinin yüzyıllardır aralıksız devam ettirdikleri tasavvufi geleneklerin çekiciliği bugün de ülkenin dört bir yanından gelen Müslümanları cezbediyor. Tüm dini bayramlarda ve mübarek gecelerde civar kentlerden gelen bölge halkıyla tam bir bayram yerine dönüyor burası.

Tekkenin kendisi kadar bağlı bulunduğu Mostar kenti de masalsı bir yer. Ve bu masalsı kentin iki yüzü var. Bu yüzleri, kenti ikiye bölen Neretva Irmağı değil, Boşnak ve Hırvatların yerleşim bölgeleri belirliyor. Bir yanda savaşta çoğu tahrip edilse de Osmanlı"dan kalan eski ve tanıdık bir yüz, bir yanda da Avrupa"ya yüzünü ve yaşama biçimini dayayan bir kent. Ezan sesleriyle çan sesleri birbiri ardına yükseliyor semaya. Bu iki farklı dünyanın kesişme noktası ise Blagay Tekkesi.

 

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şu anda 624 ziyaretçi çevrimiçi