BALKAN İNCİLERİ

Rumeliye Yeniden Merhaba

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Balkan İncileri'ne Hoşgeldiniz...

- SUTJESKA-KOZARA NATIONAL PARK-MİLLİ PARK BOSNIA

E-posta Yazdır

Sutjeska is Bosnia’s national park founded in 1965. It covers the area of 173 km2 of mostly untouched wilderness.

Sutjeska National Park is located at the Eastern part of Bosnia, close to Montenegro border.

Sutjeska initialy became National Park due to historical battle from WW2  – the large stone monuments commemorating the event is still there, at Tjentiste location.

Kozara became protected national forest and national park in 1967. It is located between the rivers Una, Sava, Sana  and Vrbas in the northwest part of Bosnia and Herzegovina. It covers about 3.5 hectares of dense forest and hilly meadows of the central part of mountain Kozara.

Kozara is a lovely place to do walking and hiking as well as enjoying the nature. Lisina is the highest peak of the park at just bellow 1000 meters. It offers a panoramic views of the surrounding hills. The Memorial area of the Park, located on Mrakovica, has monument and museum. In near vicinity is Mostanica – an orthodox monastery. Kozara is also hunting ground for deer, pheasants, fox, boars, wild hare, and ducks. In the winter months a mini ski lifts works and ski rental is available too.

 

- ALİYA İZZETBEGOVİÇ

"Bilge Kral" ölümünün 12. yıl dönümünde anıldı



Hayatı boyunca karşılaştığı tüm zorluklara rağmen Bosna Hersek'i bağımsız bir devlet yapmayı başaran, en zor dönemlerde dahi halkın babası gibi etrafında kenetlendiği Aliya İzzetbegoviç, vefatının 12'inci yıl dönümünde ülkesinde ve tüm İslam aleminde özlemle anılıyor.

"Düşmanlarımıza bir tek borcumuz var: Adalet!"

HAYATI; Aliya İzzetbegoviç (8 Ağustos 1925, Şamats - 19 Ekim 2003, Sarajevo), Boşnak lider. Bilge Kral lakabıyla tanınır.

Kendisi aynı zamanda birçok felsefî kitap yazdığı için, kendisine bu lakap layık görülmüştür. Türkler arasında Bilge Kral kullanımı İzzetbegoviç için yaygındır. Kendisinin krallıkla hiçbir ilgisi olmadığının, Bosna-Hersek halkının %90'ından fazlasının oyuyla cumhurbaşkanı seçildiğinin bilinmesi gerekir. Aynı adı taşıyan dedesi Aliya İzzetbegoviç, Üsküdar'da askerlik yaparken tanıştığı Türk kızı Sıdıka Hanım ile evlenmiştir. Dede İzzetbegoviç, Sıdıka Hanım ile evlendikten sonra Şamats'a geri döner. Bu evlilikten beş erkek çocukları dünyaya gelir.

Devamını oku...
 

- MİMAR SİNAN

MİMAR SİNAN

Mimar Sinan
veya Koca Mi'mâr Sinân Âğâ

( Sinaneddin Yusuf - Abdulmennan oğlu Sinan ) (Osmanlı Türkçesi: قوجه معمار سنان آغا) (d. 29 Mayıs 1489 Ağırnas Kayseri - ö. 9 Nisan 1588, İstanbul), Osmanlı baş mimarı ve inşaat mühendisi. Osmanlı padişahları I. Süleyman, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde baş mimar olarak görev yapan Mimar Sinan, yapıtlarıyla geçmişte ve günümüzde dünyaca tanınmıştır. Başyapıtı, "ustalık eserim" dediği Selimiye Camisi'dir.


Kökeni ve devşirilmesi

Sinaneddin Yusuf , Kayseri'nin Agrianos(bugün Ağırnas) köyünde hristiyan ( Ermeni veya Rum) olarak doğmuştur.1511'de Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul'a gelmiş yeniçeri ocağına alınmıştır.

« "Bu değersiz kul , Sultan Selim Han'ın saltanat bahçesinin devşirmesi olup , Kayseri sancağından oğlan devşirilmesine ilk defa o zaman başlanmıştı. Acemi oğlanlar arasından sağlam karakterlilere uygulanan kurallara bağlı olarak kendi isteğimle dülgerliğe seçildim. Ustamın eli altında , tıpkı bir pergel gibi ayağım sabit olarak merkez ve çevreyi gözledim. Sonunda yine tıpkı bir pergel gibi yay çizerek , görgümü artırmak için diyarlar gezmeye istek duydum. Bir zaman padişah hizmetinde Arap ve Acem ülkelerinde gezip tozdum. Her saray kubbesinin tepesinden ve her harabe köşesinden bir şeyler kaparak bilgi, görgümü artırdım. İstanbula dönerek zamanın ileri gelenlerinin hizmetinde çalıştım ve yeniçeri olarak kapıya çıktım " »

Devamını oku...
 

- EKREM HAKKI AYVERDİ

EKREM HAKKI AYVERDİ; (1899, İstanbul- 1984, İstanbul) Türk mühendis, mimar, tarihçi, yazar. Türk mimarisine çok sayıda eser kazandırmış ve pek çok eseri de restore etmiştir.

Ekrem Hakkı Ayverdi, 22 Aralık 1899'da İstanbul Şehzadebaşı'nda, Kalenderhane Mahallesinde doğdu. İstanbul Fetih Derneği kurucusudur. Kubbealtı Akademisi, İstanbul Enstitütsü, Yahya Kemal Enstitüsü gibi birçok kuruluşta aktif rol aldı. 'Osmanlı Mimarisinin İlk Devri', 'Osmanlı Mimarisinde Fatih Devri', 'Avrupa’da Osmanlı Mimari Eserleri' gibi pek çok kitabın yazarıdır. İstanbul'da, 24 Nisan 1984'de Fatih’teki evinde vefat etmiştir. Yazar Samiha Ayverdi’nin ağabeyidir.Ünlü sanat tarihçisi Profesör Semavi Eyice, Ekrem Hakkı Ayverdi (1899-1984) için "Osmanlı devri Türk mimarisini meçhul olmaktan kurtaran adam" diyor. Eyice'nin bu sözle kastettiği; merhum Ayverdi'nin başta İstanbul olmak üzere Bursa ve Edirne'de restore ettiği onlarca tarihi eser olmasa gerek. Asıl kastedilen Ayverdi'nin Türk kültürüne armağan ettiği sekiz ciltlik mimarlık şaheseri olmalı. İlk dört cildi Ertuğrul Gazi'den Fatih Sultan Mehmed döneminin sonuna kadarki eserleri, son dört cildi ise Avrupa'daki Osmanlı eserlerini anlatan bu külliyat, Avrupa ve Anadolu'daki Türk mirasının tapu senetleri olarak adlandırılıyor. Türk sanatı tarihine damgasını vurmuş bir biliminsanı olarak öne çıkan Ekrem Hakkı Ayverdi, sadece eski eserlere hayat veren bir restoratör değil, aynı zamanda geleneksel sanatlara tutkulu bir koleksiyonerdi de.

 

Devamını oku...
 

- YENİPAZAR-NOVIPAZAR



YENİ PAZAR - NOVI PAZAR - SANCAK - SIRBISTAN;
(Sırpça: Нови Пазар / Novi Pazar, Boşnakça: Novi Pazar), Sırbistan sınırları içinde, Sancak bölgesinde bir şehir. Sancak bölgesinin, Sırbistan bölümünde kalmış kısmının merkezidir.

Yeni Pazar, 1459-1461 yıllarında Saraybosna’nın da kurucusu olan İsa Bey İshakoviç tarafından kurulmuştur. Şehre dair ilk kayıt 15. yüzyıla aittir. Bu kayıtta şehir, Dubrovnik bölgesine bağlı bir kasaba olarak belirtilmiştir. Osmanlı Devleti döneminde şehir, Balkanlar’ın genelinde ünlü bir şehir olmuştur. Osmanlı idaresinde şehir, Sancak bölgesinin başkentidir. 19. yüzyıldan Osmanlı idaresinin sona erdiği döneme dek Yeni Pazar, Kosova Vilayeti’nin sınırları içinde olmuştur. 1878 yılında, Berlin Kongresi ile beraber şehir, dünya tarafından da duyulmaya başlanmıştır. Bu dönemde Osmanlı Devleti ile batı devletleri arasındaki sorunlardan birisi de burası olmuştur. 1878 yılı, şehrin Osmanlı’dan koparılışının başlangıcıdır. Şehir, 1878-1908 yılları arasında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu egemenliğine girmiştir. 1908’de Yeni Pazar yeniden Osmanlı hükümranlığına alınsa da, bu durum, patlak veren Balkan Savaşları ile tamamen değişmiş ve şehir 1912 yılında Sırbistan Krallığı tarafından işgal edilmiştir. 1912 sonrasındaki süreçte şehir, hızla önemini ve gücünü kaybedip sıradan bir şehir hâlini almıştır.
KAYNAK: wikipedia

 

- BELGRAD KALESİ

Belgrad, Sava ve Tuna Nehirlerinin birleştiği bölgede kurulmuştur. Gezip görmeye değer yerleri şöyle sıralanabilmektedir; Kalemeydan (Belgrad Kalesi), Parlamento Binası, Belediye Sarayı, Tito Müzesi, Terazije Meydanı, Knez Mihaylova Caddesi (Trafiğe kapalı alış-veriş caddesi), Milli Tiyatro, Milli Müze, Trg Republike (Cumhuriyet Meydanı),  Bayraklı Camii, Damat Ali Paşa Türbesi, Şeyh Mustafa Türbesi, St. Sava Kilisesi, Taşmeydan Parkı ve St. Marko Kilisesi, Topcider ve Koşunyak Parkları, Ada Ciganliya.

Devamını oku...
 

- MOSTAR KÖPRÜSÜ - Bosna Hersek

Mostar Köprüsü - Bosna Hersek
Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nin Mostar şehrinden geçen, Neretva Nehri üzerinde Mimar Sinan'ın öğrencisi Mimar Hayruddin tarafından 1566 yılında inşa edilen köprü.Mimar Sinan'ın öğrencisi olan Hayruddin, köprü için 456 kalıp taş kullandı.Köprü, çevresindeki kente adını da verdi. Mostar, Hersek bölgesinin ana kenti oldu. Neretva Nehri'nden 24 metre yüksekte 30 metre uzunluğunda, 4 metre genişliğinde olan Mostar Köprüsü, dönemine göre gelişmiş bir teknolojiyle inşa edildi. Köprü inşaatında 456 kalıp taş kullanıldı. Köprü, inşa edildikten sonra yakınındaki şehre ismini verdi, şehirde ticareti canlandırdı ve zenginleştirdi. Böylece Mostar, Hersek bölgesinin önemli bir şehri haline geldi. Mostar Köprüsü, cesur sporcular tarafından yıllarca bir atlama platformu olarak kullanıldı. Geleneğe göre şehrin erkekleri, nişanlılarına cesaretlerini ispatlamak için düğün öncesinde köprüden atlarlardı....

Bosna-Hersek'te başlayan iç savaş sırasında Mostar Köprüsü'ne ilk saldırıyı 1992'de Bosnalı Sırplar düzenledi. 1993'te Hırvat tankları köprüye daha büyük bir zarar veren saldırılarını başlattı. Kasım ayının sonunda köprü tamamen yıkıldı. Mostar Köprüsü'nün eski haline uygun olarak yeniden inşaası çalışmaları (TİKA) UNESCO ve Dünya Bankası'nın desteğiyle 1997'de başladı. Köprünün inşaatını Türk şirketi olan ER-BU üstlendi. Macar ordusundan dalgıçlar orijinal taşları nehir yatağından bulup vinçlerle çıkardı.suyun içinde bozulmaya uğrayan taşlar yapıda kullanılamadığından orjinal taşların çıkarıldığı günümüzde kapalı olan taş ocağı tekrardan bu iş için açılıp aynı ocaktan çıkarılan taşlar yapımında kullanıldı. Orijinal modele sadık kalan şirket, köprünün temellerini de sağlamlaştırdı. 30 metre uzunluğundaki, 24 metre yüksekliğindeki köprünün kemerindeki çalışma Haziran 2002'de başladı. Kilit taşı Ağustos 2003'te yerine konuldu. İnşaatı tamamlanan Mostar Köprüsü, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu çok sayıda devletin temsilcilerinin hazır bulunduğu bir törenle, İngiliz Prensi Charles tarafından 23 Temmuz 2004 tarihinde açıldı.

 

- GÜL BABA - BUDAPEŞTE / MACARİSTAN

1531 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın daveti üzerine Budin'e gönderilerek burada bir tekke kuran Gülbaba, bektaşi hoşgörüsü ile kısa zamanda Buda halkının sevgisini kazandı. 1541 yılının 1 Eylül'ünde Budin savaşında şehit düşen Gülbaba'nın, Şeyhülislam Ebussuud Efendi'nin kıldırdığı ve 200 bin kişinin katıldığı rivayet edilen cenaze namazına Kanuni Sultan Süleyman da katıldı. Gülbaba'nın gömüldüğü tepeye de "Gültepe" adı verildi. Türbesinin yanına yaptırılan Gülbaba Bektaşi Tekkesi, 1686 yılında yıkıldı.



Gülbaba'nın sekizgen formundaki türbesi, 1543-1548 yılları arasında Budin Beylerbeyi olan Mehmet Paşa tarafından yaptırıldı. Osmanlı'nın elinden çıkan topraklar arasına katıldıktan sonra bir süre şapel (küçük kilise) olarak kullanılan türbe, Sultan Abdülaziz'in 1867 yılındaki Avrupa ziyaretinden sonra tekrar eski formuna kavuşarak 1885'te mimar Lajos Grill tarafından onarılarak türbeye dönüştürüldü. 2. Dünya Savaşı sırasında ağır hasara uğrayan türbe, 1963'te Macar hükümeti tarafından eski durumuna getirildi. Bugün Türkler kadar Macarlar tarafından da ziyaret edilen türbe, Orta Avrupa'da fonksiyonunu yitirmeden kalan önemli bir eser olma niteliği taşıyor. Türbe, 2005 de Türk- Macar hükümetlerinin işbirliğiyle Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nce restore edilerek ilk yapıldığı hale dönüştürüldü.
Şeceresinin Hz. Hasan'a kadar uzandığı rivayet edilen ve "Misali" mahlasıyla şiirler yazan Gülbaba'nın eserleriyle ilgili Miftahü'l Gayb ve Güldeste adlı yazma eserler bulunuyor. Kaynak: www.gulbaba.org

 

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şu anda 474 ziyaretçi çevrimiçi