BALKAN İNCİLERİ

Rumeliye Yeniden Merhaba

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Balkan İncileri'ne Hoşgeldiniz...

- Srebrenitsa Katliamı unutulmayacak

E-posta Yazdır

17 değil 170 yıl geçse Srebrenitsa unutulmaz...

Katliamdan 17 yıl sonra kimlikleri yeni belirlenen 520 Boşnak kurbanın cenazesi de toprağa verildi.

Törenlere başta Türkiye olmak üzere dünyanın dört bir yanından ülkeye gelen çok sayıda kişi katıldı. Srebrenitsa'nın 11 Temmuz 1995'te Ratko Mladiç'in birliklerince işgal edilmesi üzerine soykırımdan kaçan kurbanların Tuzla kentine ulaşmak için kullandığı güzergâhtan "ölüm yolu yürüyüşü"ne katılan binlerce kişi anıt mezardaki törene katıldı.

Srebrenitsa'nın 11 Temmuz 1995'te Ratko Mladiç'in birliklerince işgal edilmesi üzerine soykırımdan kaçan kurbanların Tuzla kentine ulaşmak için kullandığı güzergahtan "ölüm yolu yürüyüşü"ne katılan binlerce kişi de anıt mezardaki törene katıldı. Anma töreni kapsamında katliamdan 17 yıl sonra kimlikleri yeni belirlenen 520 Boşnak kurbanın cenazesi de toprağa verildi. Dünya medyasının yakından takip ettiği törenleri Anadolu Ajansı ve TRT'nin yanı sıra El Cezire, Reuters, AP, AFP gibi haber ajansları da izledi. Törenlere başta Türkiye olmak üzere dünyanın dört bir yanından ülkeye gelen çok sayıda kişi katıldı. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da törende Türkiye'yi resmi olarak temsil etti. Potoçari anıt mezarlığı'nda bugüne kadar 5 bin 137 katliam kurbanı defnedilmiş durumda... Ancak halen bin 500 ile 2 bin arasında kurbanın cesedine ulaşılmış değil. Bosna savaşı sırasındaki katliamın baş sorumluları ise, şimdi hesap veriyor. O dönemde Bosnalı Sırplar'ın lideri olan Radovan Karaciç ve Bosnalı Sırplar'ın komutanı Ratko Mladiç, Lahey'deki eski Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesi'nde yargılanıyor. Katliamın bir diğer önemli ismi; eski Sırbistan ve Yugoslavya Devlet Başkanı Miloseviç ise, 11 Mart 2006'da Lahey'de tutukluluğu devam ederken öldü. Kaynak: Balkan Gunlugu

 

- DRİNA ve KONJİÇ KÖPRÜSÜ - Bosna Hersek

Drina Köprüsü - Bosna
Bosna Hersekte Sırbistan sınırına yakın Vişgrad (Vişegrad) kentinde Sava Nehrinin kolu olan Drina Irmağı üzerine 1571 senelerinde yaptırılmış olan Osmanlı köprüsü. Sokullu Mehmed Paşa tarafından, yaptırıldığı için Sokullu Mehmed Paşa Köprüsü diye de bilinen bu köprü, Drina Irmağını kuzey-güney doğrultusunda keser. Eni 7 metreden biraz geniş, uzunluğu 180 metreye yakın olan Drina Köprüsü büyük kesme taş bloklardan yapılmıştır. Güney ucu kıyıya dik, açık bir dirsek yaparak birleşir. Irmak içinde kemerli 10 gözü vardır. Kemer açıklıkları 10-15 m arasında değişmektedir. Yukarı ortasına gelen bir yerde, batı kenarında bir kitâbe sahanlığı, doğu kenarında bir sofa vardır. Bunların her ikisi de dışa taşarak taş çıkıntılar üzerine oturmuştur. Kemerlerin üzengitaşı hizâsında bütün köprüyü çepeçevre çıkıntılı bir silme dolaşır.




Konjiç Köprüsü-Bosna
Köprü, Sultan IV. Mehmet tarafından 1682'de inşa ettirilmişti. 82 metre uzunluğundaki köprü, II. Dünya Savaşı'nda tahrip edildi. Tito dönemi Yugoslavya'sında da üzerine beton dökülerek araç trafiğine açılan köprü, tarihi görünümünden uzaklaştı. TİKA, restore çalışmalarına 2006'da başlamıştı.16 Haziran 2009'da açılışı yapıldı.




 

- ÜSKÜP - VARDAR TAŞ KÖPRÜ

  
Üsküp - Vardar Taş Köprüsü

Üsküp 'te Vardar Nehri üzerideki Taş Köprü 'nün inşaası, Sultan II . Murat döneminde başlandı. Köprü, Fatih Sultan Mehmet döneminde tamamlandı . Taş Köprü 'de yaklaşık 6 yıl önce Makedon hükümetince Hollanda 'dan alınan krediyle restorasyon çalışması başlatıldı. Yapılan restorasyon çalışmaları sırasında köprünün sembolü niteliğindeki mihrabı yıkıldı. Köprünün orta kısmında bulunan mihrabın, restorasyon çalışmalarının tamamlanmamasına rağmen yerine konulmaması Makedonya 'da yaşayan Türklerin tepkisine neden oldu. Her gün binlerce insanın üzerinden geçtiği ve kente gelen turistlerin en fazla ilgi gösterdiği Taş Köprü 'nün mihrap kısmının ''Osmanlı ''yı andırdığı gerekçesiyle yerine konmadığını ileri süren Üsküplü Türkler , Makedonya hükümeti nezrinde çalışma başlattı. Makedonya hükümeti tarafından, Türkiye 'den Kültür ve Turizm Bakanlığı 'nın da desteğiyle tarihi Taş Köprü 'nün restorasyon sırasında yıkılan mihrabı yeniden yaptırıldı. Tarihi köprünün orta kısmında eski yerine yaptırılan mihrapta, İngilizce ve Makedonca , mihrabın yapımı ve restorasyonları konusunda tarihi bilgilere yer verildi. Bu arada, köprünün mihrabının aslına uygun olmadığını savunan Makedonyalı Türkler , kitabenin restorasyonun ardından hala yerine konulmamasına tepkileri sürüyor.

 

- EĞRİ KALESİ

EĞRİ KALESİ;
Macarların Eger, Almanların Erlay, Osmanlı Türklerinin Eğre veya Eğri diye adlandırılan kale, dost ve kardeş Macaristan’ın Heves İlinin merkezidir. Mâtra ve Bükk dağlarının arasında, Eger nehrinin vadisindedir. Stratejik durumu ve zengin maden yatakların varlığı nedenleri ile kale Macar asilzadeleri ve Kral Ferdinand tarafından tahkim edilmişti. Kale ilk defa Sultan Süleyman zamanında 1552 yılında ikinci vezir Kara Ahmet Paşa tarafından kuşatıldı. Kaleyi Macar Komutan István Dobo savunuyordu. İkibin kişilik Macar kuvveti 45 gün kadar kaleyi savundu.
Eğri’nin fethinde Çağalzade Sinan Paşa, Hadım Cafer Paşa, Rumeli Beylerbeyi Vezir Hasan Paşa, Cerrah Mehmet Paşa, Lala Mehmet Paşa gibi devlet adamlarımız görev yaptılar. Fetihten sonra Eğri Budin’e bağlı bir sancak haline getirildi. 1596 dan sonra Szolmok, Hatvam, Szegedin, Fübk ve Szécseny livalarını içine alan bir eyalet haline getirildi.

1683 yılındaki meşum Viyana bozgunundan sonra Eğri Kalesi Macaristan’da en son kaybedilen kalelerden biri oldu. 1687 de Avusturya Komutanı General Caraffa tarafından teslim alındı. Böylelikle Macaristan’daki son Türk kaleside ebediyen elimizden çıkmış oldu. Eğri’de bu gün bizden kalan son hatıra şehir merkezindeki 35 metre yüksekliğinde ve kaidesi 14 köşeli bir minare’dir. Avusturyalı işgalcilerin bütün yıkımlarına karşı bizi seven Macarların büyük bir kadirşinaslıkla koruduğu bir kültür mirasımızdır.

 

- ALİYA İZZETBEGOVİÇ

"Bilge Kral" ölümünün 12. yıl dönümünde anıldı



Hayatı boyunca karşılaştığı tüm zorluklara rağmen Bosna Hersek'i bağımsız bir devlet yapmayı başaran, en zor dönemlerde dahi halkın babası gibi etrafında kenetlendiği Aliya İzzetbegoviç, vefatının 12'inci yıl dönümünde ülkesinde ve tüm İslam aleminde özlemle anılıyor.

"Düşmanlarımıza bir tek borcumuz var: Adalet!"

HAYATI; Aliya İzzetbegoviç (8 Ağustos 1925, Şamats - 19 Ekim 2003, Sarajevo), Boşnak lider. Bilge Kral lakabıyla tanınır.

Kendisi aynı zamanda birçok felsefî kitap yazdığı için, kendisine bu lakap layık görülmüştür. Türkler arasında Bilge Kral kullanımı İzzetbegoviç için yaygındır. Kendisinin krallıkla hiçbir ilgisi olmadığının, Bosna-Hersek halkının %90'ından fazlasının oyuyla cumhurbaşkanı seçildiğinin bilinmesi gerekir. Aynı adı taşıyan dedesi Aliya İzzetbegoviç, Üsküdar'da askerlik yaparken tanıştığı Türk kızı Sıdıka Hanım ile evlenmiştir. Dede İzzetbegoviç, Sıdıka Hanım ile evlendikten sonra Şamats'a geri döner. Bu evlilikten beş erkek çocukları dünyaya gelir.

Devamını oku...
 

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şu anda 476 ziyaretçi çevrimiçi