BALKAN İNCİLERİ

Rumeliye Yeniden Merhaba

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Balkan İncileri'ne Hoşgeldiniz...

- EKREM HAKKI AYVERDİ

EKREM HAKKI AYVERDİ; (1899, İstanbul- 1984, İstanbul) Türk mühendis, mimar, tarihçi, yazar. Türk mimarisine çok sayıda eser kazandırmış ve pek çok eseri de restore etmiştir.

Ekrem Hakkı Ayverdi, 22 Aralık 1899'da İstanbul Şehzadebaşı'nda, Kalenderhane Mahallesinde doğdu. İstanbul Fetih Derneği kurucusudur. Kubbealtı Akademisi, İstanbul Enstitütsü, Yahya Kemal Enstitüsü gibi birçok kuruluşta aktif rol aldı. 'Osmanlı Mimarisinin İlk Devri', 'Osmanlı Mimarisinde Fatih Devri', 'Avrupa’da Osmanlı Mimari Eserleri' gibi pek çok kitabın yazarıdır. İstanbul'da, 24 Nisan 1984'de Fatih’teki evinde vefat etmiştir. Yazar Samiha Ayverdi’nin ağabeyidir.Ünlü sanat tarihçisi Profesör Semavi Eyice, Ekrem Hakkı Ayverdi (1899-1984) için "Osmanlı devri Türk mimarisini meçhul olmaktan kurtaran adam" diyor. Eyice'nin bu sözle kastettiği; merhum Ayverdi'nin başta İstanbul olmak üzere Bursa ve Edirne'de restore ettiği onlarca tarihi eser olmasa gerek. Asıl kastedilen Ayverdi'nin Türk kültürüne armağan ettiği sekiz ciltlik mimarlık şaheseri olmalı. İlk dört cildi Ertuğrul Gazi'den Fatih Sultan Mehmed döneminin sonuna kadarki eserleri, son dört cildi ise Avrupa'daki Osmanlı eserlerini anlatan bu külliyat, Avrupa ve Anadolu'daki Türk mirasının tapu senetleri olarak adlandırılıyor. Türk sanatı tarihine damgasını vurmuş bir biliminsanı olarak öne çıkan Ekrem Hakkı Ayverdi, sadece eski eserlere hayat veren bir restoratör değil, aynı zamanda geleneksel sanatlara tutkulu bir koleksiyonerdi de.

 

Devamını oku...
 

- YENİPAZAR-NOVIPAZAR



YENİ PAZAR - NOVI PAZAR - SANCAK - SIRBISTAN;
(Sırpça: Нови Пазар / Novi Pazar, Boşnakça: Novi Pazar), Sırbistan sınırları içinde, Sancak bölgesinde bir şehir. Sancak bölgesinin, Sırbistan bölümünde kalmış kısmının merkezidir.

Yeni Pazar, 1459-1461 yıllarında Saraybosna’nın da kurucusu olan İsa Bey İshakoviç tarafından kurulmuştur. Şehre dair ilk kayıt 15. yüzyıla aittir. Bu kayıtta şehir, Dubrovnik bölgesine bağlı bir kasaba olarak belirtilmiştir. Osmanlı Devleti döneminde şehir, Balkanlar’ın genelinde ünlü bir şehir olmuştur. Osmanlı idaresinde şehir, Sancak bölgesinin başkentidir. 19. yüzyıldan Osmanlı idaresinin sona erdiği döneme dek Yeni Pazar, Kosova Vilayeti’nin sınırları içinde olmuştur. 1878 yılında, Berlin Kongresi ile beraber şehir, dünya tarafından da duyulmaya başlanmıştır. Bu dönemde Osmanlı Devleti ile batı devletleri arasındaki sorunlardan birisi de burası olmuştur. 1878 yılı, şehrin Osmanlı’dan koparılışının başlangıcıdır. Şehir, 1878-1908 yılları arasında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu egemenliğine girmiştir. 1908’de Yeni Pazar yeniden Osmanlı hükümranlığına alınsa da, bu durum, patlak veren Balkan Savaşları ile tamamen değişmiş ve şehir 1912 yılında Sırbistan Krallığı tarafından işgal edilmiştir. 1912 sonrasındaki süreçte şehir, hızla önemini ve gücünü kaybedip sıradan bir şehir hâlini almıştır.
KAYNAK: wikipedia

 

- KIRCAALİ- BULGARİSTAN


Kırcaali - Genel görünüş ve Saat Kulesi

Rodop Dağları

KIRCALİ: Kırcaali ilçesi Bulgaristan Cumhuriyetinin Güneydoğu kısmında yerleşiktir. Kırcaali ilçesi Doğu Rodop dağlarında en büyük ilçedir.Kırcaali ili topraklarının %20'sini ve ülke topraklarının % 0.51'ni teşkil eder. Kırcaali ilçesi 45 muhtarlıktan ibaret 117 yerleşim yerini kapsamaktadır. Haskovo, Stambolovo, Momçilgrad, Ardino ve Çernooçene ilçeleri ile sınırdaştır. Kırcaali şehri sadece ilçenin doğal idari, ticari, kültür ve sanayi merkezi değil, Doğu Rodopların da bir merkezi olarak gelişmiştir.

Şehir Sofyadan 259 km ve Bulgaristanın ikinci büyüklükteki Plovdivten 90 km uzaklıkta bulunmaktadır. Şu anda şehre 132 km uzaklıkta bulunan en yakın hudut kapısı Kapitan Andreevo Bulgaristanı Türkiye Cumhuriyeti ve Yunanistan Cumhuriyeti ile bağlamaktadır. Kırcaali ilçesine yıllar boyu çok sayıda sanayi, inşaat ve ticaret şirketlerinin tesisi için önemli miktarda yatırımlar sağlanmıştır. Böylelikle o Kırcaali ilinin ekonomi merkezi durumuna gelmişti.

Devamını oku...
 

- BELGRAD KALESİ

Belgrad, Sava ve Tuna Nehirlerinin birleştiği bölgede kurulmuştur. Gezip görmeye değer yerleri şöyle sıralanabilmektedir; Kalemeydan (Belgrad Kalesi), Parlamento Binası, Belediye Sarayı, Tito Müzesi, Terazije Meydanı, Knez Mihaylova Caddesi (Trafiğe kapalı alış-veriş caddesi), Milli Tiyatro, Milli Müze, Trg Republike (Cumhuriyet Meydanı),  Bayraklı Camii, Damat Ali Paşa Türbesi, Şeyh Mustafa Türbesi, St. Sava Kilisesi, Taşmeydan Parkı ve St. Marko Kilisesi, Topcider ve Koşunyak Parkları, Ada Ciganliya.

Devamını oku...
 

- SULTAN MURAD HÜDAVENDİGAR (1326-1389)

Sultan Birinci Murad 1326'da Bursa'da doğdu. Babası Orhan Gazi, annesi Bizans tekfurlarından birinin kızı olan Nilüfer Hatun'dur (Holofira). Sultan Birinci Murad uzun boylu, değirmi yüzlü ve iri burunluydu. Kalın ve adaleli bir vücuda sahipti.

Başına mevlevi sikkesi üzerine testar sarılı bir başlık giyerdi. Çok sade giyinir ve kırmızı zeminli beyaz elbiseden hoşlanırdı. İlk eğitimini annesi Nilüfer Hatun'dan aldı. Daha sonra tahsilini tamamlamak için gittiği Bursa Medreselerinde ilim ve sanat adamları ile beraber yaşadı. Sultan Birinci Murad, gayet nazik, sevimli ve çok halim selimdi. Alim ve sanatkarlara hürmet gösterir, fakirlere ve kimsesizlere şefkatli davranırdı. Dahi bir asker ve devlet adamıydı. "Derviş Gazilerin Şeyhlerinin Kralı Murad Gazi" diye anılan Sultan Birinci Murad, bütün hayatı boyunca planlı ve programlı hareket etti. Sultan Birinci Murad, Bizans Kilisesi'ne göre bir kafir ve İsa düşmanı olarak görülse de, fethettiği yerlerde yaşayan Hıristiyan halka Papa'dan daha iyi davrandığı için onların sevgisini kazanmıştı. 1382 yılından itibaren "Murad Hüdavendigar" diye anılan Sultan Birinci Murad, Birinci Kosova Savaşı'ndan sonra savaş alanını gezerken, Sırp Kralı Lazar'ın damadı tarafından haince hançerlenerek şehit oldu.

Devamını oku...
 

- GAZİ HÜSREV BEY KÜTÜPHANESİ

Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da bulunan ve Balkanlar'daki en eski kütüphane olarak bilinen Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi'nin yeni binası, resmi törenle hizmete açıldı.

Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da bulunan ve Balkanlar'daki en eski kütüphane olarak bilinen Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi'nin yeni binası, resmi törenle hizmete açıldı. Bünyesinde 10 bini el yazması olmak üzere, 500 binin üzerinde eser bulunan ve Katar'ın desteğiyle tarihi Başçarşı'da inşa edilen Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi'nin yeni binasını Bosna Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi Boşnak Üyesi Bakir İzzetbegoviç ile Katar İslam İşleri ve Vakıflar Bakanı Gaith Mubarek El Kuwari birlikte açtı.

Kur'an-ı Kerim tilaveti ve ilahilerin okunduğu törene ayrıca Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Zlatko Lagumciya, Bosna Hersek Reis-ul Uleması Husein Kavazoviç, Avrupa Birliği'nin (Ab) Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi Valentin Inzko, Bosna Hersek Federasyonu Başbakanı Nermin Nikşiç, Bosna Hersek Temsilciler Meclisi Başkanı Denis Beçiroviç, Federasyon Kültür ve Spor Bakanı Salmir Kaplan, Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi Müdürü Mustafa Yahiç, bölgedeki müftüler, devlet temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.

1537 yılında yapılan, Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi, Boşnakça, Arapça, Farsça ve diğer dillerde yazılmış değerli elyazmalarına sahip. 800 yıldan daha eski ender eserler bulunmakta. Bunlar paha biçilmez olarak değerlendiriliyorlar. Kurucusu Sultan 2. Beyazıt`ın torunu Gazi Hüsrev Bey olan kütüphanede bulunan 80.000 kitap ve dokümanın 10.000 tanesi eski doküman ve el yazması, 5.000 doküman ise Osmanlı Halifeliği dönemine aittir.

Devamını oku...
 

- MOSTAR KÖPRÜSÜ - Bosna Hersek

Mostar Köprüsü - Bosna Hersek
Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nin Mostar şehrinden geçen, Neretva Nehri üzerinde Mimar Sinan'ın öğrencisi Mimar Hayruddin tarafından 1566 yılında inşa edilen köprü.Mimar Sinan'ın öğrencisi olan Hayruddin, köprü için 456 kalıp taş kullandı.Köprü, çevresindeki kente adını da verdi. Mostar, Hersek bölgesinin ana kenti oldu. Neretva Nehri'nden 24 metre yüksekte 30 metre uzunluğunda, 4 metre genişliğinde olan Mostar Köprüsü, dönemine göre gelişmiş bir teknolojiyle inşa edildi. Köprü inşaatında 456 kalıp taş kullanıldı. Köprü, inşa edildikten sonra yakınındaki şehre ismini verdi, şehirde ticareti canlandırdı ve zenginleştirdi. Böylece Mostar, Hersek bölgesinin önemli bir şehri haline geldi. Mostar Köprüsü, cesur sporcular tarafından yıllarca bir atlama platformu olarak kullanıldı. Geleneğe göre şehrin erkekleri, nişanlılarına cesaretlerini ispatlamak için düğün öncesinde köprüden atlarlardı....

Bosna-Hersek'te başlayan iç savaş sırasında Mostar Köprüsü'ne ilk saldırıyı 1992'de Bosnalı Sırplar düzenledi. 1993'te Hırvat tankları köprüye daha büyük bir zarar veren saldırılarını başlattı. Kasım ayının sonunda köprü tamamen yıkıldı. Mostar Köprüsü'nün eski haline uygun olarak yeniden inşaası çalışmaları (TİKA) UNESCO ve Dünya Bankası'nın desteğiyle 1997'de başladı. Köprünün inşaatını Türk şirketi olan ER-BU üstlendi. Macar ordusundan dalgıçlar orijinal taşları nehir yatağından bulup vinçlerle çıkardı.suyun içinde bozulmaya uğrayan taşlar yapıda kullanılamadığından orjinal taşların çıkarıldığı günümüzde kapalı olan taş ocağı tekrardan bu iş için açılıp aynı ocaktan çıkarılan taşlar yapımında kullanıldı. Orijinal modele sadık kalan şirket, köprünün temellerini de sağlamlaştırdı. 30 metre uzunluğundaki, 24 metre yüksekliğindeki köprünün kemerindeki çalışma Haziran 2002'de başladı. Kilit taşı Ağustos 2003'te yerine konuldu. İnşaatı tamamlanan Mostar Köprüsü, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu çok sayıda devletin temsilcilerinin hazır bulunduğu bir törenle, İngiliz Prensi Charles tarafından 23 Temmuz 2004 tarihinde açıldı.

 

- GÜL BABA - BUDAPEŞTE / MACARİSTAN

1531 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın daveti üzerine Budin'e gönderilerek burada bir tekke kuran Gülbaba, bektaşi hoşgörüsü ile kısa zamanda Buda halkının sevgisini kazandı. 1541 yılının 1 Eylül'ünde Budin savaşında şehit düşen Gülbaba'nın, Şeyhülislam Ebussuud Efendi'nin kıldırdığı ve 200 bin kişinin katıldığı rivayet edilen cenaze namazına Kanuni Sultan Süleyman da katıldı. Gülbaba'nın gömüldüğü tepeye de "Gültepe" adı verildi. Türbesinin yanına yaptırılan Gülbaba Bektaşi Tekkesi, 1686 yılında yıkıldı.



Gülbaba'nın sekizgen formundaki türbesi, 1543-1548 yılları arasında Budin Beylerbeyi olan Mehmet Paşa tarafından yaptırıldı. Osmanlı'nın elinden çıkan topraklar arasına katıldıktan sonra bir süre şapel (küçük kilise) olarak kullanılan türbe, Sultan Abdülaziz'in 1867 yılındaki Avrupa ziyaretinden sonra tekrar eski formuna kavuşarak 1885'te mimar Lajos Grill tarafından onarılarak türbeye dönüştürüldü. 2. Dünya Savaşı sırasında ağır hasara uğrayan türbe, 1963'te Macar hükümeti tarafından eski durumuna getirildi. Bugün Türkler kadar Macarlar tarafından da ziyaret edilen türbe, Orta Avrupa'da fonksiyonunu yitirmeden kalan önemli bir eser olma niteliği taşıyor. Türbe, 2005 de Türk- Macar hükümetlerinin işbirliğiyle Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nce restore edilerek ilk yapıldığı hale dönüştürüldü.
Şeceresinin Hz. Hasan'a kadar uzandığı rivayet edilen ve "Misali" mahlasıyla şiirler yazan Gülbaba'nın eserleriyle ilgili Miftahü'l Gayb ve Güldeste adlı yazma eserler bulunuyor. Kaynak: www.gulbaba.org

 

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şu anda 435 ziyaretçi çevrimiçi